Arabuluculuk, taraflar arasındaki hukuki uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden veya mahkeme yönlendirmesiyle bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişi süzgecinden geçerek çözüme kavuşturulmasını sağlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile düzenlenen yöntem, tarafların kendi çözümlerini üretmelerine imkân tanır.
Eskişehir arabulucu ile yürütülen görüşmelerde gizlilik esastır. Süreç boyunca tarafların eşit haklara sahip olması gözetilir ve taraflar her aşamada süreçten çekilme hakkını bünyesinde barındırır. Bununla birlikte uyuşmazlıkların hızlı ve ekonomik şekilde sonuçlanması hedeflenir.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Arabuluculuk süreci, taraflardan birinin başvurusu veya mahkemenin yönlendirmesi ile faaliyete geçer. Sürecin başlamasıyla birlikte dava açma ve icra takibi başlatma süreleri durur. Gizlilik ilkesi doğrultusunda yapılan görüşmelerde sunulan belge ve beyanlar mahkemelerde delil olarak kullanılamaz. Sürecin işleyişi temel olarak aşağıdaki gibidir:
-
Başvuru Aşaması: İhtiyari başvurularda tarafların ortak kararı, dava şartı olan durumlarda ise arabuluculuk bürosuna yapılan başvuru esas alınır.
-
Taraf İletişimi: Arabulucu görevlendirildikten sonra taraflarla iletişime geçer ve ilk oturum tarihini belirler.
-
Görüşmelerin Yapılması: Taraflar ortak veya ayrı oturumlarda bir araya gelerek uyuşmazlık konularını müzakere eder.
-
Son Tutanak Düzenlenmesi: Süreç anlaşma, anlaşamama veya sürecin sonlandırılması şeklinde bir tutanakla kayıt altına alınır.
Görüşmeler sonucunda hazırlanan anlaşma belgesi, mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınması halinde mahkeme ilamı niteliği kazanır. Eskişehir arabuluculuk faaliyetlerinde bu tutanak hukuki bağlayıcılık taşır.
Hangi Davalar Arabulucuya Gider?
Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır. Kamu düzenini ilgilendiren konular ile aile içi şiddet içeren uyuşmazlıklar bu kapsamın dışında kalır.
Arabuluculuk kapsamına giren uyuşmazlık türleri aşağıda gruplandırılmıştır:
-
İş Hukuku Uyuşmazlıkları: Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve işe iade talepleri.
-
Ticari Uyuşmazlıklar: Şirketler arasındaki alacak, tazminat, haksız rekabet ve ticari sözleşmelerden doğan davalar.
-
Tüketici Uyuşmazlıkları: Ayıplı mal ve hizmet, devre tatil ve abonelik sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
-
Komşuluk Hukuku Uyuşmazlıkları: Kat mülkiyeti, taşınmaz sınırları ve komşuluk ilişkilerinden doğan tazminat talepleri.
-
Kira ve Taşınmaz Uyuşmazlıkları: Tahliye, kira bedeli tespiti, uyarlama ve ortaklığın giderilmesi davaları da Eskişehir arabulucu takibinde de inceleme konusu yapılır.
Özel kanunlarda belirtilen parasal sınırlar ve konu şartları çerçevesinde başvurular kategorize edilir. Arabuluculuk şartları sağlandığında taraflar müzakere masasına davet edilir.
Avukat ve Arabulucu Arasındaki Fark Nedir?
Avukatlık ve arabuluculuk rolleri, nitelik ve amaç bakımından birbirinden ayrılan iki farklı hukuki işlevi ifade eder. Her iki kavram da yargı sisteminin tamamlayıcı unsurlarıdır. İki rol arasındaki temel farklar aşağıdaki gibidir:
-
Tarafsızlık ilkesi: Avukat sadece kendi müvekkilinin haklarını savunur; Eskişehir arabulucu ise her iki tarafa eşit mesafede kalır ve taraf tutmaz.
-
Temsil Yetkisi: Avukat müvekkili adına karar alma ve savunma yapma yetkisine sahipken arabulucu karar verici konumda değildir.
-
Çözüm Üretme: Avukat uyuşmazlığı mahkemede çözme odaklı sürdürür; arabulucu ise tarafların ortak bir noktada buluşmasını hedefler.
-
Görev Alanı: Taraf vekilliği yürüten avukat taraf rolündedir, adli sicile kayıtlı Eskişehir arabulucu ise süreci bağımsız yöneten bir konumundadır.
Taraflar arabuluculuk görüşmelerine kendi avukatları ile katılım sağlama hakkına sahiptir. Bu durum hukuki hakların korunması açısından imkân sunar.
Arabulucuya Gitmeden Dava Açılırsa Ne Olur?
Kanunen dava şartı olarak düzenlenen uyuşmazlıklarda arabuluculuk yoluna başvurulmadan doğrudan mahkemede dava açılması hukuki bir engel oluşturur. Mahkeme, dava dilekçesini incelerken arabuluculuk şartı bulunup bulunmadığını re'sen dikkate alır.
Başvuru yapılmadığının tespiti halinde mahkeme, davayı usulden reddeder. Dava şartı yokluğu sebebiyle verilen bu ret kararı üzerine süreç başa döner ve tarafların önce arabuluculuk bürosuna başvurması gerekir. Böyle bir durum zaman kaybına yol açar.
Arabuluculuk Sürecinin Aşamaları Nelerdir?
Arabuluculuk faaliyeti belirli bir prosedür dâhilinde aşama aşama ilerler. Her aşamanın tamamlanması usul hukuku kurallarına tabidir. Sürecin ana aşamaları aşağıda detaylandırılmıştır.
-
Hazırlık Aşaması: Başvurunun alınması, dosyanın incelenmesi ve taraflarla ilk temasın kurulması.
-
Başlangıç Aşaması: İlk oturumda taraflara arabuluculuğun temel ilkeleri, gizlilik ve kuralların anlatılması.
-
İnceleme Aşaması: Uyuşmazlık konularının tespit edilmesi, tarafların iddialarının ve taleplerinin dinlenmesi.
-
Müzakere Aşaması: Seçeneklerin üretilmesi, çözüm önerilerinin değerlendirilmesi ve ortak paydanın aranması.
-
Sonuç Aşaması: Anlaşma sağlama veya sağlayamama durumunun son tutanağa bağlanarak dosyanın kapatılması.
Tüm bu aşamalarda kanunda belirtilen zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur. Sürecin sonlanmasıyla birlikte kanuni süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder.
Eskişehir Arabuluculuk Süreci Nasıl İlerler?
Eskişehir Adliyesi bünyesinde yer bulunan Arabuluculuk Bürosu, başvuruların resmi kayda alındığı ana merkezdir. Başvuru yapıldıktan sonra sistem üzerinden bir arabulucu ataması gerçekleştirilir.
Yerel bazda sürecin ilerleyiş adımları aşağıda gösterilmiştir.
-
Büro Kaydı: Başvuru formu doldurularak adliye içerisindeki arabuluculuk bürosuna teslim edilir.
-
Atama ve Bilgilendirme: Görevlendirilen Eskişehir arabulucu tarafları telefon veya tebligat yoluyla görüşmeye çağırır.
-
Toplantı Organizasyonu: Görüşmeler arabuluculuk merkezlerinde veya tarafların ortak belirlediği tarafsız bir mekânda yapılır.
-
Tutanak Teslimi: Düzenlenen son tutanağın bir nüshası adliye bürosuna teslim edilerek Eskişehir arabuluculuk dosyası kapatılır.
Görüşmelerin ne kadar süreceği kanunda belirtilen azami süreler sınırında kalır. İş uyuşmazlıklarında en geç dört hafta, ticari uyuşmazlıklarda ise en geç sekiz hafta içinde süreç tamamlanır.
Eskişehir’de Arabulucu Zorunlu Olan Davalar
Kanun koyucu bazı uyuşmazlık türlerinde mahkemelerin iş yükünü azaltmak amacıyla arabulucuya başvurmayı dava açma şartı olarak belirlemiştir. Bu alanlarda arabuluculuk yapılması yasal bir mecburiyettir.
Zorunlu arabuluculuk kapsamındaki dava türleri aşağıda listelenmiştir.
-
İş Hukuku Davaları: İşçi ve işveren arasındaki kıdem, ihbar tazminatı ve ücret alacağı davaları.
-
Ticari Davalar: Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli tüm ticari davalar.
-
Tüketici Davaları: Tüketici mahkemelerinde görülen ve parasal sınırın üzerindeki alacak davaları.
-
Kira Davaları: Taşınmaz tahliyesi, kira tespiti ve kira alacağı davaları; süreç Eskişehir arabulucu nezaretinde yürütülür.
-
Komşuluk ve Kat Mülkiyeti Davaları: Kat mülkiyeti mevzuatından doğan uyuşmazlıklar ve ortaklığın giderilmesi davaları.
Söz konusu davalarda arabuluculuk tutanağı olmadan dava açılması mümkün değildir. Başvuru formunda arabuluculuk şartları dikkate alınarak talep kalemleri net şekilde belirtilir. Eskişehir arabulucu, dosya incelemesini bu talepler üzerinden yapar.
Sıkça Sorulan Sorular
Mahkemeden Önce Arabulucuya Gitmek Mümkün mü?
Mahkemeden önce arabulucuya gitmek mümkündür. Dava açılmadan önce yapılan bu işleme ihtiyari arabuluculuk adı verilir. Taraflar aralarındaki uyuşmazlığı mahkemeye taşımadan önce kendi rızalarıyla anlaşma sağlamak amacıyla doğrudan arabulucuya başvuruda bulunabilir.
Arabuluculuktan Sonra Dava Açma Süresi Geçerse Ne Olur?
Arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmasıyla birlikte hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri durur. Arabuluculuk sürecinin son tutanakla bittiği tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye devam eder. Sürecin bitimiyle birlikte kalan kanuni süre içerisinde davanın açılması gerekir.
Arabuluculukta Anlaştıktan Sonra Dava Açılabilir mi?
Arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşması ve hazırlanan anlaşma tutanağının imzalanması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında yeniden dava açılamaz. Anlaşma tutanağı, mahkeme ilamı hükmündedir ve taraflar açısından kesin çözüme kavuşmuş sayılır.